MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ
0 | | | 28-01-2016

Zeki GENCAN

TÜM ORTAÖĞRETİM KURUMLARI MESLEK LİSESİ OLMALIDIR.

            Bir ülkenin uluslararası piyasalarda söz sahibi olabilmesi, varlığını ortaya koyabilmesi ve rekabet edebilmesi için bilgiyi üreterek teknolojiye dönüştürmesi gerekmektedir. Bunu gerçekleştirmek için genç ve nitelikli işgücüne ihtiyaç vardır. Nitelikli işgücü elde etmek;  eğitim sisteminin çok güçlü, esnek, geçişli ve özgün olmasına bağlıdır.

Bugüne kadar eğitim sistemimizden hep şikayetçi olduk. Uluslararası yapılan sınavlardaki başarımızı tartıştık. Bazen akademik başarısızlığımızdan, bazen de teknolojik ve bilimsel yetersizliğimizden yakındık. Eğitim sistemimizi günah keçisi yaptık. Eğitimin içende olan da olmayan da eğitimden dem vurdu. Siyasilerimiz eğitim sisteminde sürekli değişiklikler yaptılar. Ancak yapılanlar kısa vadede midir? Yüzeysel midir? Yoksa günü kurtarmaya yönelik midir? Her nedense bir türlü sistemi istenen duruma getiremediler. Bu kapsamda hep sorduk neden biz uluslararası düzeyde hak ettiğimiz yerde değiliz? Niçin teknoloji üretemiyoruz? Niçin hep dışarıya bağımlıyız? ve bu sorulara cevap aradık.

Eğitim sistemimizde değişik zaman dilimlerinde çeşitli değişiklikler yapılmış, yöntemler denenmiştir. Tabi ki günün şartlarına uygun küresel düzeyde değişiklikler yapılacaktır, ancak eğitim sisteminde yapılan değişikliklerin sonuçlarını almak oldukça zaman almaktadır. Bu nedenle yapılacak değişiklikler önceden çok iyi çalışılmalı ve ülkemiz şartlarına uyum gösterecek özgün ve kalıcı nitelikte olmalıdır. Son on yılda sadece orta öğretime geçiş sisteminde yapılan değişikliklere baktığımızda; Liselere Geçiş Sınavı'ndan (LGS) Ortaöğretim Kurumları Sınavı'na (OKS), Ortaöğretime Geçiş Sistemi (OGES) kapsamında 6'ncı, 7'nci ve 8'inci sınıflarda yapılan Seviye Belirleme Sınavları'ndan (SBS), 2010 yılından itibaren sadece 8. sınıflarda yapılan SBS'ye günümüzde ise TEOG adı verilen her dönemde ayrı ayrı 8.sınıf öğrencilerine uygulanan sınavlara kadar önemli değişiklikler yaşanmıştır. Görüldüğü üzere yapılan bir düzenlemenin sonucu tam alınmadan diğerine geçilmiştir.

Günümüzde sürekli gelişen teknolojinin arkasından yetişmek oldukça zor olmaktadır. Bizim eğitim sistemimiz bunu daha da zorlaştırmaktadır. Bunun temel nedenlerinden biri öğrencilerimize hakkıyla yönlendirme yapamamak gelmektedir. Tanıtım ve yönlendirme, sistemimizde olmasına rağmen ciddi olarak ele alınmamaktadır. Yönlendirme yapmada sınıf rehber öğretmenlerine tam yetki verilmelidir. Aynı zamanda dolgun ücret verilerek öğrencinin takibini çok iyi yapmalı ilgi ve yeteneklerini bilimsel yöntemlerle ortaya çıkararak raporlaştırmalıdır. Böylece öğrencinin gerçek ilgi ve yeteneği tespit edilmelidir. Öğrenciler orta öğretime geçerken belirlenmiş olan ilgi ve yeteneklerine uygun olan meslek lisesine yerleştirilmelidir. Ancak her öğrencinin meslek lisesine yerleştirilebilmesi için Anadolu, Fen lisesi olması gerekmektedir.

Türkiye’nin bilim, teknoloji ve sanayide önünün açılabilmesi için orta öğretim kurumlarının tamamının meslek lisesine dönüştürülmesi büyük önem arzetmektedir. Bu dönüşümün iki temel nedeni vardır. Bunlardan birincisi; mevcut sistem Anadolu ve Fen liselerine öğrenci seçerken ilgi ve yeteneğine bakmaksızın sadece akademik başarıları yüksek olan öğrencileri tespit ederek ayıklamakta geri kalanları meslek lisesine göndermektedir.  Düz liseler de kaldırıldığı için Anadolu ve Fen liselerini kazanamayan öğrenciler zorunlu olarak sadece okul bitirmek ve diploma almak için meslek liselerine gitmektedirler. Çünkü başka seçenekleri yoktur. Dolayısı ile akademik başarısı düşük olan öğrencileri meslek liselerine yönlendirmekteyiz. Teknolojinin ve sanayinin temeli ve ilk basamağı olarak kabul ettiğimiz meslek liselerine niçin akademik başarısı yüksek olan halk diliyle kafası çalışan ilgi ve yeteneğine göre öğrencileri yönlendiremiyoruz? Bizim zeki motorcuya, tesisatçıya, elektrikçiye, mobilyacıya, inşaatçıya, kuaföre v.s ihtiyacımız yok mu? Bunun sıkıntısını bugün yaşamaktayız. Hasbel kader meslek lisesinin herhangi bir bölümünü bitirip mezun olan biri eline bir anahtar, bir tornavida alarak ben ustayım deyip  evlerimize tamire gelmiyorlar mı? Ne kadar usta olduklarını görüyoruz. O halde sadece akademik başarısı düşük öğrencilerin değil, akademik başarısı yüksek, ilgi ve yeteneği olan istekli öğrencilerin de meslek liselerinde eğitilerek hayata veya bir üst öğretime hazırlanmaları gerekir.

Orta öğretime geçişte öğrencileri ilgi ve yeteneğine uygun mesleğe yönlendirebilmek için Anadolu ve fen liselerinin de meslek liselerine dönüştürülmesi zorunludur. Mesleğe yönlendirmeyi tamamen ortaöğretime çekmek gerekir. Aksi halde Türkiye için büyük bir kayıp yaşanmaktadır. Nitelikli ve enerjik bir gençliğe, iş gücüne ihtiyacımız var. KOBİ’lerin nitelikli meslek lisesi mezunlarına ihtiyacı var. Üniversitelerin ilgili bölümlerinin önceki eğitim kademelerinde temel bilgi ve becerisini almış altyapısı oluşturulmuş öğrencilere ihtiyacı var.

İkinci temel neden; günümüzde Anadolu ve Fen liselerinden mezun olan öğrencilerimiz üniversitelere daha kolay geçerek muhtelif bölümlerden mezun olmaktalar. Bu arada meslek liselerinin ilgili bölümlerinden yüksek okula geçecek olanların da önü kesilmektedir. Oysa ek puan verilerek avantajlı duruma getirilmelidirler. Mevcut sistemde bu yetersiz ve her alanda da yoktur. Doktor, mühendis, hukukçu, mimar, öğretmen, hemşire v.s olarak mezun olup hayata atılan üniversite mezunu gençlerin yaşları genellikle 25-30 aralığındadır. Teorik bilgi ve birikimden söz edilebilir ancak pratik beceri maalesef yoktur. Teoriyi pratiğe dönüştürmekte zorlanmaktadırlar. Mesleğe atıldıklarında sıkıntılar yaşamaktadırlar. Oysa bu öğrenciler daha küçük yaşta iken örneğin orta öğretim çağındayken hatta 4+4+4 sisteminin ikinci dördü olan ortaokulda iken üniversitede eğitimini alacağı mesleğin temelini almalıydılar. Atalarımızın söylediği ağaç yaşken eğilir sözü durumu çok güzel ortaya koymaktadır. Mademki ebeveynler çocuklarını iyi bir meslek sahibi yapmak için okutuyorlar. Öyleyse üniversiteden daha önceki eğitim kademelerinde mesleki eğitimi almalıdırlar. O takdirde bilim adamı yetiştirmek, nitelikli ve yetkin mezunlarla proje üretmek, kendi öz kaynaklarımızı kullanarak kendi teknolojimizi üretmek daha kolay olsa gerek.

 Orta öğretim kurumundan mezun olup yükseğini okumak isteyen kendi alanında bir bölüme gitmek istediğinde ek puanla daha avantajlı olarak geçiş yapabilmelidir. Ancak farklı bir alan tercihi yapabilmeli ve bu takdirde ek puan alamadan geçiş yapabilmelidirler. Başka bir ifadeyle geçişlerde esnek davranılmalıdır. Buradaki amaç öğrencilerin alan değişimine olanak sağlamaktır. Adını ister meslek lisesi, ister lise koyalım, ne koyarsak koyalım mesleki yönlendirme sistemini güçlendirerek eğitimin daha alt kademelerinden başlatmalıyız. Meslek kelimesini kaldırdığımızda; ticaret lisesi, spor lisesi, adalet lisesi, maliye lisesi, endüstri lisesi, tarım lisesi vs. şeklinde adlandırılabilir. Anadolu, fen ve sosyal bilimler liseleri ise eğitim fakültelerine öğrenci yetiştirmek üzere fen - edebiyat liselerine dönüştürülmelidir. Açık liselerin meslek derslerindeki yüz yüze eğitimleri ise Mesleki eğitim merkezleri tarafından verilerek örgün eğitim veren meslek liselerinin yükü azaltılmış olmalıdır. Lise zorunlu olduğu için çıraklık eğitim merkezleri, mesleki eğitim merkezleri bünyesine alınmalıdır. Özel eğitim kurumları ise mevcut sistemdeki gibi devam etmeli ve özel eğitim ilkokul ve ortaokulundan mezun olan öğrenciler yine mesleğe lise düzeyindeki iş okullarına yönlendirilmelidirler.

Tıp fakültelerine sağlık meslek liseleri mezunları avantajlı olarak geçiş yapabilmeli, mali müşavirlik ve muhasebe bölümü ve öğretmenliği için ticaret meslek liseleri mezunları, mühendisliklere endüstri meslek liseleri mezunları, hukuk fakültelerine adalet meslek liseleri mezunları, ziraat fakültelerine tarım meslek liseleri mezunları, eğitim fakültelerine fen edebiyat meslek liseleri mezunları avantajlı olarak geçiş yapabilmelidirler. Türkiye’nin geleceği için meslekleştirmeye top yekûn olarak en az ortaöğretim seviyesinden başlamak zorunluluk arz etmektedir. Yıllardır dillendirilen “meslek lisesi memleket meselesi” söylemi artık rafa kaldırılmalıdır. 

                Uygulamaya geçebilmek için belki ilk akla gelen klasik ifade maliyet ve alt yapı olacaktır.  Ancak çok fazla bir maliyete ihtiyaç yoktur. Okullarımız fizik olarak aynı kalacak. Mevcut durumda var olan meslek liselerine okul türüne uygun bazı güncel alanlar eklenerek az bir maliyetle uygulama gerçekleştirilebilir. Anadolu, Fen ve Sosyal Bilimler Liseleri ise fiziki olarak aynı kalacak sadece adı değiştirilerek Fen, Edebiyat, Matematik Meslek Liseleri olacak. Eğitim öğretim programlarında meslek türlerinin gerektirdiği küçük değişiklikler yapılarak alanlar için yeterli bilgi ve beceri sağlayacak düzeyde olmalıdır. Program mümkün olduğu kadar hafifletilmelidir. Kültür derslerinin ağırlığı ise her alan için aynı olmamalıdır. Tek tip program olmamalıdır. Orta öğretime geçişte öğrencilere ilkokuldan ve ortaokuldan yapılan ilgi ve yetenek testleri tespit raporlarına bakılarak alan tercihi yaptırılmalı hem akademik başarılarını hem de ilgi ve yeteneklerini sınayan bir sınav yapılmalıdır. Üniversiteye geçişte alanında tercih yapanlara dolgun ek puan verilerek her alan için ayrı bir sınav yapılmalıdır. Bu sınav da hem akademik başarıyı hem de ilgi ve yeteneği ölçecek nitelikte olmalıdır. Bu sınavları üniversiteler kendileri bağımsız olarak da yapabilmelidirler.

 

                                                                                                Zeki GENCAN

            Eğitim Yöneticisi

 

Top